Sağlık-Sen Muş Şube Başkanı Kuzey Vurar 8 Mart Dünya Kadınlar Günü münasebetiyle yazılı basın açıklaması yaptı. Vurar açıklamasında, ““Dünyada hiçbir ulusun kadını, ben Anadolu kadınından daha çok çalıştım, ülkemi kurtuluş ve zaferlere taşıdım diyemez.” 8 Mart 1857 tarihinden bu yana değişmeyen hak, özgürlük, insanca yaşam, daha iyi çalışma şartları ve daha iyi ücret mücadelesinin verildiği ‘Dünya Kadınlar Günü’ ülkemizde de 1977’den günümüze kadar 8 Mart tarihinde kutlanmaktadır” dedi.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü münasebetiyle yapmış olduğu açıklamada şöyle devam etti: “Son yıllarda kadın hak ve özgürlükleri ile kadınlarımızın sosyal hayattaki istihdamında bir takım iyileştirmeler olsa da henüz istenen seviyede olduğunu söyleyemeyiz. Türkiye’de her beş kadından biri fiziksel şiddet görmektedir. Gerek aile içinde başlayan şiddet ve gerekse iş ortamında karşılaşılan psikolojik baskı ve eşitsizlikle mücadele eden kadınlar; ağır çalışma şartlan ve fazla mesai saatlerine rağmen erkeklere oranla % 25-50 oranında daha az ücret almaktadırlar. Bu rakamlar da göstermektedir ki; ‘Çalışan kadınların emeği sömürülmektedir.’ Birleşmiş Milletlerdin yaptığı araştırmanın sonuçlarına göre: Dünyadaki işlerin % 66’sını bayanlar yapmaktadır. Ancak, bayanlar daha iyi haklara sahip olabilmek için sosyal yaşamın her alanında daha fazla görev almak zorundalar. Avrupa’da kadınlara seçme ve seçilme hakkı 1970’li yıllarda; bizde ise 1934 yılında verilmiş olmasına rağmen Avrupa’dan çok daha geride olduğumuz bilinen bir gerçektir. Eğer hak verilmekle arzu edilen hedefe ulaşılmış olsaydı şu anda Avrupa’dan daha ileri düzeyde olabilirdik. Yirmi birinci yüzyılda olmamıza rağmen, ülkemizde kadın hak ve hürriyetleri eğitim başta olmak üzere birçok mesleki platformda ve sosyal alanda ihlal edilmektedir. Bugün kadınlarımız adına şikayet ettiğimiz tüm sorunlar yine kadınlarımız tarafından çözüme kavuşturulacak sorunlardır. Seçme ve seçilme hakkının verilmesi ile Kadınlarımız adına 1934 yılında dünyaya örnek olmuşken, şimdi üçüncü dünya ülkelerinin arasında yer alıyor olmamız kadınlarımızın üzerine çok büyük görevlerin düştüğünü göstermektedir. Dünün birbirini ezen Avrupa’sını; bugünün uzlaşma ve paylaşım kültürünü içine sindirmiş toplum haline getiren sivil toplum örgütleridir. Kadınlarımız sorunlarından kurtulmak istiyorlarsa; sivil toplum örgütleri içerisinde aktif olarak yer almaları ve kendi seslerini duyuracakları sivil toplum örgütlerini kurmaları gerekmektedirler. Kadınlarımız toplumda arzu edilen boyutta etkin konuma bu şekilde gelebilirler. Kadın; annedir, kardeştir, abladır, yardır, eştir… Kadın; sahibidir evladının… Sahibidir vatanının, evinin, eşinin, işinin.. Kadınlarımız; hakkının verilmesini bekleyen değil, hakkını almasını bilen olmalıdır. Tüm kadınlarımızın 8 Mart ‘Dünya Kadınlar Günü’ kutlu olsun” dedi. Muşun Sesi Gazetesi
NULL